1 saat önce
Ağız ve yüz bölgesindeki yapısal sorunlar, kişinin sadece dış görünüşünü değil, konuşma, çiğneme, yutkunma ve hatta nefes alma gibi en temel yaşamsal fonksiyonlarını da doğrudan etkiler. Özellikle alt ve üst çenenin birbirine göre hatalı konumlandığı iskeletsel bozukluklar, ilerleyen yaşlarda tedavisi son derece meşakkatli olan ciddi medikal problemlerdir. Sağlık otoriteleri, bu tür vakalarda ebeveynlerin farkındalığının artırılması gerektiğine dikkat çekerek "erken teşhis" ile cerrahi ameliyatların önüne geçilebileceği müjdesini veriyor.
Halk arasında "çene geriliği" veya "çene ileriliği" olarak bilinen bu durumlar, dişlerin çarpık olmasından farklı olarak doğrudan kemik yapısındaki büyüme anormalliklerinden kaynaklanır. Üst çenenin aşırı büyümesi, alt çenenin az gelişip geride kalması ya da her iki çenenin sağa veya sola doğru asimetrik bir büyüme sergilemesi en sık karşılaşılan tablolardır. Bu sorunlar genellikle genetik yatkınlıkla ortaya çıksa da, çocukluk çağındaki sürekli ağızdan nefes alma veya uzun süreli parmak emme gibi çevresel faktörlerle de tetiklenebilmektedir.
İskeletsel problemlerin tedavisinde "zamanlama" her şeydir. İnsan çenesi, kızlarda ortalama 14-15, erkeklerde ise 16-17 yaşlarına kadar (büyüme atılımının sonuna dek) gelişimini sürdürür. Bu dönem içinde kemikler henüz tam anlamıyla sertleşip birbirine kaynamadığı için, ortopedik kuvvetler uygulanarak şekillendirilebilirler. Yüz maskeleri, çene genişleticiler (ekspanderler) veya fonksiyonel hareketli aparatlar kullanılarak, fazla büyüyen çenenin gelişimi frenlenebilir ya da geride kalan çenenin büyümesi teşvik edilebilir.
Eğer bu büyüme dönemi içindeki "altın fırsat" kaçırılırsa ve hasta yetişkinlik dönemine (18 yaş ve üzeri) ulaşırsa, çene kemiklerine aparatlarla yön vermek imkansız hale gelir. Yetişkinlerde iskeletsel çene sorunlarının tek çözümü, "Ortognatik Cerrahi" adı verilen ağır yüz ameliyatlarıdır. Genel anestezi altında yapılan, kemiklerin kırılıp plak ve vidalarla yeniden sabitlendiği bu meşakkatli ve yüksek maliyetli operasyonlara maruz kalmamak için tek yol, sorunu büyüme çağında yakalamaktır.
Bu yüzden, çocuğunda çene asimetrisi veya kapanış bozukluğu sezen ailelerin hiç vakit kaybetmeden iskeletsel yapıyı analiz edebilecek tecrübeye sahip bir ortodonti uzmanı ile iletişime geçmesi gerekir. Yapılacak sefalometrik röntgen analizleri ile kemiklerin büyüme yönü tespit edilir ve büyüme enerjisi doğru alana kanalize edilir. Erken teşhis ve uzman müdahalesi, çocukları hem ağır ameliyatlardan kurtarır hem de onlara estetik ve fonksiyonel açıdan kusursuz bir yüz profili armağan eder.